Latest Movie :
Recent Movies

Bataklık TR Dublaj İzle


Açıklama :
Bataklık yakınlarından ürkütücü olaylar gerçekleşirken, ölümlerin genelde genç kadınlardan olduğu farkedilir. Seri katil kurbanlarını genç kadınlardan seçmekte ve her geçen gün dahada acımasızlaşmaktayken biribiriyle sürekli ters düşen iki dedektif bu zıtlaşmayı bir kenara bırakır ve el birliğiyle birbirlerinin eksik yönlerini tamamlayarak katilin peşine düşerler..

Takip 3: Son Karşılaşma TR Dublaj İzle


Açıklama:
Artık ailesinin ve en önemlisi kızının güvenliğini sağlayıp rahatlayan Bryan Mills karısıyla problemlerini çözmeye çalışmaktadır. Fakat yakın çevrede gerçekleşen bir cinayet yavaş yavaş Bryan'ın üzerine yıkılmaya çalışmakta ve işinin ehli bir dedektif bu işin peşine düşmektedir. Başına kalmak üzere olan bu cinayetten kurtulmak için harekete geçen Bryan işin içinde son derece tehlikeli oyunların olduğunu ve hatta bunların kızı Kim ile bağlantısının olduğunu farkeder..



Yatak Dersleri 2014 TR Dublaj İzle


Açıklama: 
Emma Dorian (Laurence Arné) hayatın her dalında başarılı olabilen, kendisine çok güvenen başarılı bir kadındır. Ancak buna rağmen onunda başarılı olamadığı bir alan vardır. Tüm denemelerine rağmen yatakta bir türlü başarılı olamayan Emma, bunun planlarla başarılı olamayacağını en sounda anlayacaktır..

Beş Şehir 2010 Yerli Film İzle


Açıklama:
Kaderleri birbirine çok benzeyen iki adam ve iki kadının yaşadıkları konu alarak sinemaya aktarılmış Beş Şehir Filminde İstanbul'a polis olarak yeni tayin olan Aydın ve hukuk öğrencisi Şevket'in aşık oluşu ve karşılıksız aşkları filmde anlatılıyor. Daha çok dramatik yönüüyle dikkat çeken Beş Şehir Filmine yorumlarınızı bekliyoruz..

ENTER THE DANGEROUS MIND, Youssef Delara, Victor Teran, ABD, 2013, Gerilim, Macera


Hepimiz bizim gazetelerin arka sayfalarında yer alan, ABD'nin bilmem ne eyaletinde bir liseye giren her açıdan masum bir Amerikalı'nın birden bir canavara dönüşerek onlarca insanı katlettiğini söyleyen haberleri görmüşüzdür. İşte Enter The Dangerous Mind da bu tür haberlerin TV'deki sunumuyla başlıyor. Sonra da o masum insanlardan biri olan kurgusal kahramanımız Jake'in nezdinde, bu masum insanların neden ve nasıl birden bire seri katillere dönüştüğünü açıklamaya başlıyor. Hiç şüphesiz çocukken geçirdiği bir travmanın sonucu olarak, psikolojik sorunları olan ve kafasının içinde sesler duyan, hatta bazan yanı başında sesin sahibini de gören Jake için sonunda bir psikopata dönüşmek kaçınılmaz gibi görünse de; aslında kafasının içinde kendi kendisine sohbet eden bir tek o değil... Bu açıdan bakıldığında filmin finali barındırdığı ufak sürprizle fazlasıyla Altıncı His'si de hatırlatmıyor değil. İçindeki seslerle bu kadar haşır neşir olan Jake'in seslerle oynayarak dijital müzikler yapan bir sanatçı olması da aslında yine bu sesleri bastırmak içindir. Çünkü kendi kalesine çekildeğinde yaptığı tek şey, kulaklarına kulaklığını takıp sesi de sonuna kadar açarak bilgisayarda yaptığı mixlerdir. Aslında düşündüğünüzde, sosyalleşmeye ihtiyacı olmadığı ve zaten internette 19.000 takipçisi olduğunu söyleyen Jake'in yaptığı müzikdeki sesler de, tıpkı internetteki takipçileri gibi sanaldır. Bu durumda duyduğu seslerin de gerçek olmadığını anlaması mümkün müdür? Aslında başlarda bu durumdan çok da rahatsızmış gibi görünmese de, Wendy isimli bir sosyal hizmetler görevlisi kızla tanışıp, arkadaşlığı aşka doğru dönmeye başladığında sesin kendisini kontrol etmeye başlamasından da rahatsız olmaya başlar. Çünkü ses ona, onun yapmak istemediği şeyler yapmasını, olmadığı bir kişi gibi davranmasını söylemeye hatta emretmeye başlar. Hatta beyninde yankılanan ses'ten kurtulmak için, tıpkı Aronofsky'nin Pi'deki, beyni sayılarla dolup taşan kahramanı Maximillian Cohen'in beynindeki sayılardan kurtulmak için kafatasını bir matkapla delmesi gibi, Jake de kulağına bir kalem sokarak kulağını deler. Ama aslında bu durumu iyileştirmekten çok daha da kötüleştirecek ve Jake'in yavaş yavaş büründüğü yeni kişilik Wendy'nin ondan uzaklaşmasına sebep olacaktır. Bundan sonra ise kaçınılmaz trajedi Jake'i bulacak ve gazetelerin arka sayfasındaki bir habere dönüşecektir.

Genel olarak ağır ilerleyen bir tempoya ve zaman zaman sıkıcı olacak kadar sahne uzatmalara sahip de olsa, Enter The Dangerous Mind senaryosu itibariyle ilgiyi hak eden bir film. Ama siz yine de kafanızın içindeki seslere ve yanı başınızda konuştuğunuz kişiye dikkat edin; onlar olmayabilirler...

(Ufak Not: Sizce Jake'in eski psikoloğunun sohbet ettiği siyahi adam kim?)

Enter The Dangerous Mind Web Sitesi                       IMDb                        rottentomatoes

BİZDEN HABERLER: Ters Ninja

Kısa bir süre önce, internette faaliyet gösteren seçkin sinema sitelerinden olan ve editörlüğünü (veya genel yayın yönetmenliğini; buna ne ad verilir tam olarak bilemiyoruz) Landlord Ege Görgün'ün yaptığı Ters Ninja'da ilk yazımızla yer aldık. Son dönemde yapılmış en sıradışı zombie filmi Wyrmwood üzerine yazdığımız yazımızı aşağıdaki linkten okuyabilirsiniz. Ayrıca Ters Ninja'da yazmamıza vesile olan Ters Ninja, Aydınlık Gazetesi ve bilimum yerde sinema yazarı Ercan Dalkılıç'a da teşekkür ederiz.

WYRMWOOD, Kiah Roache-Turner, Avustralya, 2014, Zombi, Bilim-Kurgu



THE OBJECTIVE/ Zor Görev, Daniel Myrick, ABD, Fas, 2008, Bilim-Kurgu, Gizem

"The Blair Witch Project"in yönetmenlerinden Daniel Myrick'in sonraki filmi The Objevtive/ Zor Görev, bizi Afganistan'ın bilinmeyen bir bölgesine gerçekleştirilen çok gizli bir görevin sırlarıyla karşı karşıya getiriyor. CIA'nın paranormal olaylarla ilgilenen özel bir biriminde (kült TV dizisi X-Files'ı hatırlayın, ki bu filmin de ondan geri kalır yanı yok) görevli olan özel ajan Benjamin Keynes çok gizli bir görevle Afganistan'a gönderilir. Burada özel bir timle buluşacak olan Keynes, sözde Kutsal Dağlar'da saklanmakta olan bölgede sözü geçen bir dini liderle, Afganistan'daki ABD politikalarını deteklediğine dair bir video kayıt yapacaktır. Ancak ekip Kutsal Dağlar'a yaklaştıkça hem ellerindeki elektronik cihazlar çalışmamaya hem de geceleri garip ışıklar ortaya çıkmaya başlar. Bunlara bir de birden bire ortadan kaybolan Taliban saldırıları da eklenince, gizli görevden haberi olmayan ve sadece video kayıt almaya gittiklerini sanan tim elemanları Ajan Keynes'in amacından şüphelenmeye başlarlar.
The Objective/ Zor görev, son darbeyi finalindeki son karede vuran minimalist bir bilim-kurgu. Yani büyük aksiyonların yaşandığı, dijital efeklerin gırla gittiği bir film değil, "bilim-kurgu" türünü görüp de seyredeecekler için önce bunu belirtmekte yarar var (sonra kendileri bunun neresi bilim-kurgu diye parlıyorlar forumlarda, sitelerde; ama bu da bilim-kurgu işte!). Aksine 5-6 kişiyle çekilmiş, dekor olarak Fas dağlarının kullanıldığı, efektlerin neredeyse hiç olmadığı bir film (bu nedenle de minimalist zaten). Ancak film yine de sıkılmadan ve merakla izleniyor baştan sonra kadar. Hatta başta verdiği ipuçları hakkında da biraz bilginiz varsa Ajan Keynes'in aslında nereye ve ne amaçla gittiğini de anlamanız mümkün.
Filmin başlarında, ajan Keynes ve özel tim video kayıtı yapmak için önce dini lider Muhammed Aban'ın evine giderler. Buradayken Aban'ın Taliban'dan saklanmak için Taliban'ın yakınlarına bile gitmekten korktuğu Kutsal Dağlar'a gittiğini öğrenirler. Keynes de Kutsal Dağlar'a gitmeden önce Muhammed Aban'ın evinde ufak bir araştırma yapar ve bu sırada tezgah üzerinde, daha sonra gizlice cebine attığı radyoaktif bir nesne bulur. İki kanadı ve kuyruğuyla modern bir uçağın veya uzay mekiğinin ufak bir modelidir aslında bu nesne. Diğer taraftan filmin kurgusu içinde kullanılan bu nesne aslında tamamen gerçek bir nesnedir ve orjinali Mısır'da Kahire Müzesi'nde bulunmaktadır. İşin ilginç tarafı ise Kuzey Sakkara'daki kazılarda 1898'de bulunan bu nesnenin M.Ö. 200'e tarihleniyor oluşudur; yani bir başka deyişle, bu nesne 2200 yıllıktır. Bu cismin aerodinamiği üzerinde yapılan modern çalışmalar ise, bunun hızı saatte 45-65 mil olan bir kargo uçağının modeli olabileceğini göstermiştir. Ama tabii asıl mesele bu modelin yapıldığı çağda ne bir uçağın ne de onu çalıştıracak bir enerji kaynağının olmadığına inandırılmış olmamızdır bizim... Bu arada araştırmacıların dediğine göre Mısır'da açılan mezarlardan ele geçen buluntulardan Mısırlılar'ın gördükleri her şeyin modelini yaptıkları anlaşılmaktadır.
Filmde görülen uçak modeli.
Mısır'da ve Güney Amerika'da ele geçen orjinal uçak modelleri.
Filmin başındaki bu sahneden sonra, eğer bu örnekler hakkında bir bilginiz varsa anlarsınız ki Keynes uzaylılarla ilgili bir durumun içindedir. Onun asıl amacı özellikle Kutsal Dağlar civarında yoğunlaşan paranormal olayları kayıt etmek ve bunların Güneydoğu Asya mitolojisinde geniş bir yer tutan uçan nesneler Vimanalar olup olmadığını belirlemektir. Özellikle Hint mitolojisinde sıkça karşımıza çıkan Vimanalar üçgen şeklinde ve ortasında ışık saçan uçan nesnelerdir. Filmde de Vimanalar ters üçgen şeklinde (normalde düz üçgen şeklindedirler) ve ortalarından ışık saçar şekilde gösterilmişlerdir. Hatta bu tasvir kimi seyirci yorumlarında, Masonik bir sembol olan "piramit içerisindeki göz" sembolüne benzetilerek subliminal anlamda Siyonizm'in ve Şeytan'ın filmi olarak yorumlanmıştır The Objective. Oysa ki bu sembol kökleri Mısır'a kadar dayanan çok eski bir semboldür ve Horus'un tek gözünü temsil eder. Piramit veya üçgen içerisindeki göz de gökyüzünden bizi seyreden tanrının gözüdür, yorumlarda bahsedildiği gibi Şeytan'ın değil. Bizdeki mavi nazar boncuğu bile buradan gelir; bizi kem gözden koruduğuna inandığımız o boncuk tanrının gözünü tasvir eder (nazar: bakmak, göz atmak).
Filmin son sahnesinde, Ajan Keynes uzay aracından inen canlıların ona temas etmesiyle aydınlanma yaşarken akan görüntülerde Vimanalar'ın görüntüsü de bir çizim şeklinde akar geçer ekrandan ve bu da ters üçgen ve içindeki bir gözden ibarettir. Hemen bunun ardından özel bir hastane odasında uyanan Keynes'in elinde yine Aban'ın evinden aldığı uçak modeli vardır ve onu sıkı sıkı tutar.
Siyonizm'in mi yoksa tanrının aslında bir uzaylı olduğunun mesajı mı?
Aslında The Objective/ Zor Görev'in Siyonizm'in propagandasını yapma gibi bir derdi yoktur, ama çok eski semboller günümüzde ilk anlamlarından farklı olarak algılandıklarından seyirci nezdinde film böyle yorumlanmaktadır. Burada filmin bize asıl bahsetmek istediği şeyse, Roland Emmerich'in ünlü filmi Stargate'de de denmeye çalışıldığı gibi ve Erich von Danikenvari bir şekilde tanrının aslında bir uzaylı olabileceğidir. Çünkü üçgen bir uzay aracı olan Vimana'dır, içindeki gözse insanları gözeten tanrının/uzaylıların gözüdür. Çünkü antik insanların mitolojilerinde tanrılar hep aydınlık bir disk, konik gövdeli bir disk şeklindedir veya tanrıların tepesinde hep bir yıldız parlar. Çünkü antik mitolojilerde tanrılar insanların gözlerine görünmezler, hep bir bulut arkasındadırlar; tıpkı filmdeki Vimana ve uzaylılar'ın da sadece kızılötesi kamerayla görülebilmesi gibi.
Kısaca The Objective/ Zor Görev izledikten sonra bunca zaman neden izlemediğimize pişman olduğumuz, mutlaka seyredilmesi gereken bir film.

                                                      IMDb                      rottentomatoes
 
Support : Creating Website | Johny Template | Mas Template
Copyright © 2011. Film İzleyek - All Rights Reserved
Template Created by Creating Website Published by Mas Template
Proudly powered by Blogger